Videolar

Oyun, Videolar

Vito… O aslen bir Sicilyalı. Empire Bay, Amerika’ya ailesiyle birlikte daha iyi bir yaşam amacı için “Amerikan Rüyası”nı tatmaya gelmiştir ama aslında kendi deyimiyle bir “kâbusun” içindedir. Vito ve en yakın arkadaşı Joe, kendilerince rezil buldukları ve beğenmedikleri bu hayatı nasıl benimseyebilirlerdi? Çünkü onlar hayatı kolay yoldan kazanmayı seven 2 kafadardı. Bu yüzden de “Mafya” terimi onların yaşamına çok uygun geldi ama aslen de öyle miydi? Çünkü bu 2 genç adam Mafya’nın o meşhur karanlık yanlarını unutuyorlardı.

Görüş Beyannamesi: Mafia 2

Evet… Mafia II 2010 senesinde hayatıma girdiğinde hem oyunu oynarken hem de macera dolu hikâyeyi heyecanla izlerken aynen böyle düşünüyordum. “Bu 2 genç adamın meraklı hikayesi..”

Bana göre Mafia II uzun yıllar boyu ve hatta hiç unutamayacağım bir oyun. 2KGames’in Çek Cumhuriyeti merkezli 2KChezh tarafından geliştirilen ve 2010 senesinde piyasaya sürdüğü Mafia II, her ne kadar “Açık Dünya” oynanışı adı altında oyunculara pek bir şey sunmamış olsa da, gerek karakterleri, gerek grafikleri, mekan tasvirleri ve gerekse de hikayesi ile kesinlikle kendisini başucumda tutmama etken. Elbette Mafia 2‘nin 1. oyun ile arasında grafiker, oynanabilirlik ve hikaye bakımından dağlar kadar fark olduğu da bir gerçek ama serinin ilk oyundaki kalitesi burada da aynen devam ediyor. Yapımcılar bizlere efsane ve dünyanın belki de en kuytu şehirlerinden birisi New York yani oyundaki adıyla Empire Bay’ın çizimini harika bir şekilde gösterebilmeyi başarabilmişler.

Oyun özellikle 2010 senesinde oynanabilirlik manasında çok şey vaat etmişken ben en çok eski model arabalarının ihtişamını ve kontrolü sevmiştim. Mafia II bi taraftan beni kendine çekerken bi taraftan da bu güzel ve döneminin alımlı arabaları gerçek hayatta kullanamamak cidden insanın içinde ukde bırakıyordu. Eski yılların hastası olan ben bu oyunu kaç defa bitirdiğimi hatırlamıyorum bile.

Görüş Beyannamesi: Mafia 2

Yapımcılar oyunda “Mafya” unsurlarının acımasızlığını kullanabilmeyi ve gerçekçilik bakımından Kirli Para sektörünü oyunculara “lafı fazla uzatmadan” yansıtabilmeyi iyi başarmışlar bana göre. Elbette oyuncularında bu konudaki bir nevi geri dönüş tepkileri kaliteli oldu. 2KGames’in aslında dikkat çekmek istediği bir noktaydu bu çünkü: Mafya hayatının hiç de iyi olmadığı. Buna en iyi örnek oyundaki başkahramanımız Vito ve daha sonrası için ise Joe. Bu iki adam hayattan bekledikleri bir şey kalmadığı anda artık kendi yollarını çizmeye karar veriyorlar. Bir İnsanın nasıl kötü yola kolaylıkla ya da hiç ummadığı anda savaş verdiği mücadelesinde bile bu denli yollara saplanabileceğini anlatan bir yapım Mafia II. “Girdin mi çıkışı yok” lafına iyi bir gönderme Mafya.

Öte yandan Mafya camiası adına adeta oyuncuların gözünde ne varsa ortaya döken geliştirici firma 2KChezh, bu doğrultuda zamanında yaşanmış olan gerçek olayları ve filmlerden dahi güzel anıları kesitler halinde oyunculara yansıtabiliyor.

Son olarak; 2KGames seriden umutlu. Açıkçası ben de umutluyum. Hatta şuan Mafia 3‘ü nasıl sabırsızlıkla beklediğimi anlatamam. Hem de 2. oyunu öyle alacalı ve meraklı bir son ile bitmişler iken… 2KGames 3. oyun içi henüz “en iyisini yapmak uğruna üstünden biraz zaman geçirmemiz gerekiyor” demekle yetinse de ben de buna hem seviniyor hem de umarım ki fazla zaman geçmeden yeni Vito’yu karşımda görürüm diyorum.

Tanıtım Videosu

Yeni bir yazı da görüşmek üzere,
Hoşçakalın.

Kişisel, Videolar

Küçükken evimizin bahçesine iner, salıncakta sallanır, yuvalarına yiyecek taşıyan karıncaları seyrederdim. Tee metrelerce uzaktan küçücük yuvalarına, binlerce karınca yiyecek taşırdı.

Hep merak ederdim, acaba bu karınca yuvaları nasıl birşey, içerisi neye benziyor diye düşünürdururdum.

Sonra, bu karınca yuvalarına merakım artı. İnternetten karınca yuvaları ile ilgili araştırma yapmaya falan başladım. Okuduğum bir yazıya göre karınca yuvalarında bir sürü oda oluyormuş.

Araştırmama devam ederken, karınca yuvalarında çekilmiş videolar aradım ama bulamamıştım sanırım…

Karınca Yuvası

Günümüze dönecek olursak, geçenlerde gördüğüm bu video yıllar önce arayıpta bulamadığım video!

Adamlar büyük bir karınca yuvasına çimento döküyorlar, kurumasını bekliyorlar ve kuruduktan sonra kazıya başlıyorlar. Kazdıkça kazıyorlar kazdıkça kazıyorlar. Ortaya çıkanlar ise benim yıllar önce okuduklarımı getiriyor aklıma. Gerçekten yuvada odalar var. Yuvanın tam ortasında ise kale gibi birşey. Yuvanın merkezi…

Videolar

Erken ayak basmışız biz dünyaya be. Şöyle bi 100-200 yıl sonra gelseydik iyiydi. Gerçi bu tür şeyler 2050 yılında falan gerçek olacak diyorlar ama ben hiç inanmıyorum bu palavralara.

Dokunmatik tahtalar, her öğrencinin kendine ait bilgisayarı falan var. Okulda gördükleri ders ise köprü yapma.

Eveeeet çocuklar, bugün ki dersimizde köprü yapacağız. Açın bakayım dokunmatik bilgisayarlarınızı.

Bugün köprü yapan yarın ikiz kuleler, Burj Dubai’ler, uzay istasyonları hatta uzaya çıkan asansör yapar :)

Videolar

Geçenlerde bi arkadaşım göndermişti bu videoyu. O gün bu gündür günde iki-üç kez izlemekten kendimi alamıyorum. Ya bir insan bu kadar mı ısrarcı, bu kadar mı inatçı, bu kadar mı komik olur.

Hele o çıkardığı garip seslere ne demeli. “Yok Yok yok! Sıkılma yok! Iııh! Iııııhh! Iıııııhhhh!!

Iıııhh” ne demek abi ya!? Neden böyle bir tepki verdi hala anlamış değilim. Yani “yok yok”, “olmaz olmaz”, “hayır kabul etmiyorum” gibi cümlelerle de tepkisini ortaya koyabilirdi ama “Iııııhhh” çok saçma.

Birde adamın konuşma şeklinden ve yaşam tarzından (yazar burada yaşam tarzı derken abilerdeki pilavlı sohbetten bahsediyor) anladığım kadarıyla bu adam Konyalı. Videonun sonunda maklube falan diyor ve maklube Konya’ya özgü bir yemek.

Ayrıca ve ayrıca bu adamın taklidi yapılıyor “İsmail Baki TV” de. Belki bilirsiniz.

İzledim-İzliyorum, Videolar

Burj Dubai… Bu binaya hayranım ya. 828 metrelik yükseliğiyle, 160 katıyla, içinde barındırdığı dünyanın en yüksekteki camii, yüzme havuzu, restoran, daire ve ofisleriyle 21. yüzyıla yakışan bir bina.

Burj Dubai‘nin en tepesinden çekilmiş bir video ararken buldum bu belgeseli. Belgesel National Geographic‘e ait ve National Geographic kelimenin tam anlamıyla yine döktürmüş :)

Belgeselde Burj Dubai‘yi zamanında dünyanın en yüksek gökdeleni olarak kabul edilen diğer gökdelenlerle karşılaştırarak anlatıyor. Bu sayede sadece Burj Dubai hakkında değil diğer gökdelenler hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.

Belgeseli izlemeden önce Burj Dubai‘nin sadece yüksekliğini ve yapısına hayrandım. Ama belgeseli izledikten sonra bunun sadece yüksek bir bina olmadığını, tamamen bir mühendislik harikası olduğunu anladım.İzledim: Mega Yapılar - Burj Dubai

Binanın sağlam olması için inşaatın her adımıdna yapılan binayı zorlayan testler, mühendislerin her olasılığı düşünmesi, şiddetli çöl rüzgarlarında binanın en tepesinin 125cm sallanmasına rağmen dimdik ayakta durması vs. vs. Belgeselde o kadar ilginç şeyler anlatılmış ki, siz de bu belgeseli izledikten sonra benim gibi Burj Dubai hayranı olacak, gidip onu görmek isteyeceksiniz.

Belgeselde Burj Dubai diğer gökdelenlerle karşılaştırılıyor demiştim. Buna göre dünyanın ilk gökdeleni 19. yy.’de yapılmış ve sadece 43m yüksekliğindeymiş. 43m nereee 828m nere! Bir zamanın gökdeleni sayılan yapı, şuan oldukça standart bir yapı olarak görülüyor. Zamanın ve insanın aklının ne getireceği hiç belli olmuyor.

Not: Videonun sesi biraz düşük. Hoparlörünüzün sesini biraz açın :)

Videolar

“Samanyolu’nu katetmek 40,000 ışık yılı sürer. Bu videoda ise bir galaksi uzunluğundaki mesafe 1-2 salisede gösteriliyor. 40,000 yıl, 14,610,000 gün, yani350,640,000 saat, yani 21,038,400,000 dakika, yani 1,262,304,000,000, yani1,262,304,000,000,000 salise sürer. Bu videodaki ‘kamera’nın Samanyolu boyutundaki bir galaksiyi 1 salisede geçtiğini göz önüne alırsak, ışık hızından1,262,304,000,000,000 kat daha hızlı dolaştığı anlaşılır. Çok kaba bir tahminle…”

Mümkünse 1080p, 3D ve full ekran izleyin. Şahsen ben öyle izledim.

Gerçekten muhteşem bişey. İnsanın aklı almıyor. Düşünsenize, bir salisede bir galaksiyi geziyorsunuz. Işık hızından 1,262,304,000,000,000 kat daha hızlı hemde!

Videolar

Tekrar tekrar izledim bu reklam filmini. Çok güzel. Zaten işin içinde Cem Yılmaz varsa o iş mutlaka güzeldir.

Eğer bu reklam filminde Cem Yılmaz değilde başka bir komedyen yada başka biri oynasaydı eminimki bu reklam bu kadar ilgi çekmezdi. Yada en azından benim ilgimi çekmezdi.

Ayrıca 1:47 ‘nci saniyede “Açıl açıl yavrum roket yakmasın” diyor ya orada sesli güldüm ya :)

Videolar

“Oğlum bak git”‘ten sonra sosyal medyayı sallayan bu videoda, genç arkadaşımız, gençlik ve spor bakanı  Suat Kılıç’tan imza aldıktan sonra “Ne bakanıydı?” diye soruyor ve aldığı cevaptan sonra önce bir duraklayıp, sonra o ilginç tekpisini ortaya koyarak bakana “Vaay kralsın!” diyor.

Oysa ki çocuk o soruyu tüm samimiyetiyle sormuştu, ama yanındakilerin gülüşü hiçte samimi değildi malesef…