Archives

Hava & Su

Günümüzde herkesin çalışma masasında ve okul çantasında yer alan silginin tarihini hiç merak ettiniz mi? İnsanlar asırlar önce kağıttan kurşun ve kömür izini silmek için ne kullanıyorlardı acaba?

Asırlar önce, henüz silgi icat edilmemişken insanlar kağıttan kurşun ve kömür izini silmek için kauçuk ve balmumu tabletleri kullanmış. Hatta durum o kadar ciddi hale gelmiş ki insanlar “acaba ne ile temizleyebiliriz bu kurşun ve kömür izini” diye düşünüp ellerine geçen her maddeyi izleri silmek için denemişler. Ekmek kırıntısı bile…

silgi nasıl icat edildi

Günümüzde de silginin hammaddesi kauçuktur. Kauçuk ağacı, sıcak iklimlerde yetişen, büyük ve kalın yapraklı bir bitkidir. Türkiye’de de Güney illerinde bolca yetişir. Kauçuk yumuşak ve esnek olduğu için silgi yapımının yanında eldiven, telefon kapağı vb. gibi pek çok alanda kullanılır.

1739 yılında Charles Marie de la Condamine isimli Fransız bir bilim adamı Amerika gezileri sırasında keşfettiği bu ağacı Avrupa’ya götürür.

1770 yılında Joseph Priestley kauçuğun siliş gücünü farketmiş ve çok küçük parçalar halinde 3 şilinden(para birimi) satmış.

Joseph Priestley‘in sattığı kauçuklar ham olduğu için tıpkı ekmek kırıntısı gibi hemen liğme liğme oluveriyormuş. 1839 yılında Charles Goodyear kauçuğu kükürtle işlemiş ve daha dayanıklı hale getirerek silerken parçalanmasını önlemiş.

1858 yılında Amerika’lı Hymen Lipman silgiyi kurşun kalemin arkasına yerleştirerek patentini almış. Ama daha sonra patenti adamın elinden geri almışlar çünkü iki ürünün birleştirilmesi patent almak için yeterli değilmiş.

Günümüzde ise silgi çeşitlenmiştir ve dev bir kırtasiye sektör ürünü haline gelmiştir. Hatta oyun hamuru kıvamında silgi bile yapılmıştır. Bizzat test ettim, hem siliyor hem de derste canınız sıkıldığında çeşitli şekiller yapabiliyorsunuz. Bazen bir top haline getirip, avucunuza koyup üstüne sertçe vurduğunuzda “şak” diye, dersi bölen bir ses çıkarıyor :)

Peki ama silgi nasıl siliyor?

Kurşun kalemlerin, yazmak için kullandığımız uç kısımlarında grafit parçacıkları bulunuyor. Bu, bildiğimiz kurşunî siyah renkli, yumuşak, kolayca toz durumuna gelebilen bir tür doğal karbon. Bu parçacıklar, yaklaşık 2-10 mikrometre çapında. Bunları mikroskop altında incelersek tıpkı kum taneciklerine benzediklerini görebiliriz. Kağıda yazı yazdığımızda, bu parçalar yüzeyin hemen altındaki kağıt liflerinin arasına sıkışıyor. Silgiyle bu yazıların üzerinden geçtiğimizde, silgi, lifleri yumuşatarak arada sıkışmış olan küçük grafit parçacıklarını çıkarıyor. Sildikten sonra, bu parçacıkların bir kısmının silginin üzerine yapışmış olduğunu görürüz. Diğer kısmıysa silgiden kopan parçalarla kağıdın üzerinde kalır.

Peki siz de benim gibi silgili kalemin arkasında ki silgiyi kalemin aksesuarı olarak görüp kullanmayanlardan mısınız?

Kişisel

Çok konuşulmuştur “Türkiye de öğrenciler neden başarısız?“. Ben hemen cevaplayayım öğrenmenin zevkini almıyoruz. Saatlerce facebook, televizyon ve bilgisayar oyunlarında vakit geçirmeyi biliyoruz. Bunun nedenini şöyle açıklayabilirim; Öğrenmek zorlu ve uzun bir süreçtir ama televizyon, facebook ve bilgisayar oyunlarından hiç bir çaba göstermeden “zevk” alırız.

Çoğu kişi çok ders çalışıp başarılı olamadıklarını söylerler çünkü adamın ders çalışırken aklında “facebook da mesaj gönderen olmuş mudur?”, “acaba feride ne yapacak”,”lan şu oyunu bitirip de mi başlasaydım” gibi laflar dolanır.

Oğrenmenin Zevkini Almıyoruz

Çocuk ders çalışır gibi gözüküyor ama aklı ya dizide ya facebook da… EEE haliyle derse motive olamıyorlar.

Ben bir derse çalışmadan 5 dakika önce aklımda dünyaya ve evrene dair herşeyi silerim. Böylece  sadece derse odaklanırım.

Aslında bunun için sadece öğrencileri suçlamamak lazım. Diğer bir sorun eğitim sistemindeki herşeyin kağıtta kalmasıdır. Sadece teorik bilgiyle de bir yere kadar. Bilimsel çalışma aynı zamanda pratik de gerektirir. Öğrenci olarak sadece dersleri kitaplarda yazı olarak gördüğümüzden, çalışmak sıkıcı geliyor.Biz kendimizdeki sorunları gidermeliyiz yani “anlık hazlar peşinde değil de hayatımızı etkileyecek konular üzerinde çalışmalıyız.”

Hava & Su, Videolar

Hepimiz kağıttan uçak yada gemi yapayı biliriz. Gemi yapmayı bir kısım bilmesede uçak yapmayı bilmeyen yoktur diye düşünüyorum.

Adamlar bu işi büyüterek kağıttan dev bir uçak yapmışlar. Tam 13,7 metre genişliğinde. Bunu uçurmak istemişler ama tutupta fırlatamayacak kadar büyük olduğu için dev kağıt uçağı helikopter yardımıyla havada serbest bırakmışlar. Az da olsa uçmuş.

Ve adamların eline ne geçmiş bunu yapınca bilmiyorum :D