Archives

Baştan söyleyeyim yazıdaki isyan içerikli cümleler siz sayın okurlarıma değildir. Beni anlamayan aileme ve arkadaşlarıma gelsin o isyan içerikli cümleler!.. :)

Vay be! Ne de çabuk bitti öyle. Daha dün almış gibiyim lanet olası karnemi elime. Zaman gerçekten çok hızlı akıyor.

Peki ben bu tatil de yaptım? Tabi ki hiç bir şey :D Hergün sabahtan akşama kadar bilgisayar başında geçti günlerim. Pişman mıyım? Değilim tabii ki. Ben pişman olunacak birşey yapmadım ki :) Ya tamam ders falanda çalışmam gerekiyordu ama tatilde ders çalışmak bana koyuyor. Bana göre değil yani tatilde ders çalışmak. E tabi tatilde yıllık ödevimide yapabilirdim ama yapmadım işte. Ödev yapmakta bana göre değil tatilde. Okul ile ilgili herşeyi okullar açıkken yaparım. Benim uslubum böyle. Ne yapiyim abi huy işte. Vazgeçemiyorum bu huylarımdan. Bakın bunun hakkında güzel bir söz bile var “Can çıkmayınca huy çıkmaz” demiş atalarımız, dedelerimiz, ninelerimiz… :P
Okul açılınca hem dersler, hem sınavlar, hem ödevler sıkışırsın yapamazsın yıllık ödevini diyenler oldu ama ben kulak asmadım böyle diyenlere. Bakın sizlere tekrar hatırlatıyorum bu seferde bi kulağınızdan girip diğerinden çıkmasın; “Can çıkmayınca huy çıkmaaaz!!” Anlayın artık beni ya!

Vodafone ile başladı bu macera. Vodafone’u çok uzun süre kullandım. Memnundum Vodafone’dan ama nedendir bilmiyorum canım Avea’ya geçmek istedi ve geçtim.

Avea’yı da baya uzun süre kullandım. Avea tarife ve kampanya açısından Vodafone’dan daha iyiydi. Yalnız çekim kalitesi iyi değildi. Devamını Oku

Sizlere bir önceki yazımda çok sıkıldığımdan, yazılı notlarımın düşük geldiğinden falan bahsetmiştim. Şimdi ise tam tersinden bahsediyorum :)

Evet, bu kafası kırık kardeşiniz bir gülüyor bir ağlıyor, ne yaptığı belli değil. Eğer böyle gidersem delirmekten korkuyorum :D
Artık sıkılmıyorum. Çünkü notlarım iyi bu aralar. Beni idare edebilecek bir karne bekliyorum ve not ortalamam 2.50 nin altındaydı yani sınıfta kalıyordum ama artık 2.50 nin üstünde ve sınıfı geçiyorum. Gerçi bu daha ilk dönem kalma-geçme olayı yok ama 2. dönem biraz daha fazla çalışırsam sınıfı rahatlıkla geçebilirim… Devamını Oku
Çok sıkıldım. Bu genç yaşımda öyle sıkıldım ki hayattan, hiç tat alamaz oldum.
Hergün aynı tempo… Sabah kalk, okula hazırlan, okula git, sekiz saat hoca dinle, eve gel, yazılı varsa ders çalış yoksa bilgisayar başına, gece yat, sabah kalk… Hergün aynı tempo işte. Çok sıkıldım bu tempodan. Kendimi bildim bileli bu temponun içerisindeyim.
Aslında herkesin kendine göre bir temposu var. Hayattan herkes sıkılıyor ama kimse farkında değilki. Benim gibi gerçekten sıkılmış birkaç kişi hayattan sıkıldığını farkedebiliyor işte… Devamını Oku

Tam 365 gün, 12 ay, 52 haftayı bir kez daha geride bıraktık. Şimdi 2011 de neler yaşadım bi bakalaım şöyle…

Öncelikle şunu söyleyeyimki 2011 benim için çok güzel bir yıl oldu. Bu yıl kendimi geliştirerek, neler yapabileceklerimi öğrendim. İşte 2011 de yaptıklarım ve yaşadıklarım:
-Blogumu 2011 de kurdum. 23 Nisan blogumun doğum günüdür… Devamını Oku

Uzun zamandır bir portfolyom olsun istiyorum. Ve oldu! Hemde çok güzel oldu! Bakın bakalım siz beğenecekmisiniz Kralizasyon

Bence portfolyom dört dörtlük oldu. Gerek siteye girildiğinde çalan şarkıyla, gerek tasarımıyla, gerek göze hitap etmesiyle bence çok güzel oldu. Ama tabii ki bu tasarımı ben kendim yapmadım. Başkasınada yaptırmadım. İnternetten indirdim bu tasarımı. Sonrada domainime bir subdomain… falan filan işte bunları niye anlatıyorsam :)Neyse hadi esen kalın…

Videolar

Uzun zaman önce izlemiştim aslında bu videoyu. Ama blogumda yayınlamak şimdi kısmet oldu.Videodaki “komik” arkadaşımız, “Sigara Pişmanlıktır” adlı kamu spotu TV reklamını kendine özgü bir şekilde yeniden çekmiş. Ama konusunu sigara değilde “ADSL” olarak düşünmüş. “Komik” dememin sebebide bu yüzden işte :)Malum, ülkemizin interneti diğer ülkelere göre rezil durumda. Videodaki arkadaş, bundan şikayetçiliğini bu video ile komik ve dikkat çekiçi bir şekilde yorumluyor.
Şimdi şu videoyu izleyin, Devamını Oku

İyice günlüğe çevirdik blogu… Daha önce de yazmıştım “Neler Oluyor Hayatta?” başlıklı bir yazı. Bu yazının başlığınada o yüzden “2” yazdım.

Bu aralar hayatım çok değişti. Önceden hiç ders çalışmayan ben, bu sene sınıfta kalma olasılığının verdiği korku ile iyice derslere kaptırdım kendimi.

Eğer Twitter’dan takip ediyorsanız beni oraya oynadığım oyunları yazıyorum. Mesela WolfTeam oynamaya başladım arkadaşın tavsiyesi üzerine. Güzel oyunmuş hakikaten. Counter-Strike oyununun online versiyonu gibi bişey. Ama çokta basit değil CS gibi. Çok heyecanlı, tabiri caiz ise aksiyon dolu :) Devamını Oku

Birkaç gündür uyguladığım hızlı okuma tekniğini sizlere anlatmak istedim.
Hızlı okumanın 7 tekniği vardır. Benim en çok hoşuma giden, bence en kolay olanı ve benimde uyguladığım tek teknik “parmakla takip ederek okuma” tekniği.

Parmakla takip ederek okuma tekniğinde, tıpkı yeni okuma-yazma öğrenmiş ilkokul 1. sınıf öğrencisi gibi satırların altına parmağımızı koyuyoruz ve okuyoruz. Bu tekniğin püf noktaları şunlar; parmağını hızlı hareket ettir ve kelimeleri okuma, sadece bak, hızlı oku, uzaktan oku. Devamını Oku

Uzun zamandır yazmıyorum ve blog yazmayı çok özledim. Bir iki satır bir şeyler karalayalım şöyle…

Blogumu takip edenler bilirler, bu sene lise birinci sınıfım. İlk paragrafı okulla ilgili cümlelerimize ayıralım…
Okulun ilk günüydü… Sabah kalktım, yeni okul formamı giydim ve bir bardak çay içtikten sonra okula gittim. Okula gittiğimde okulun bahçesinde yaklaşık 100 kişi vardı. Okulun bahçesine adım attığımda okulun bahçesinin nüfusu 101 e yükseldi :)
Okulun bahçesinde dolaşmaya başladım tek başıma… Dolaştım, dolaştım ve dolaştım… Dolaşırken, birbirlerini önceden tanıyan arkadaş gruplarını gördüm. Birbirini tanıyanlar bir çember oluşturuyorlar ve başlıyorlar sohbete. Ara sıra sohbet edenlerin yanından geçiyor, konuşmalarına kulak misafiri oluyordum :)
Ben böyle saçma sapan hareketler yaparken okulun bahçesi sürekli kalabalıklaşıyor. Ve ben o kalabalıkta, benim gibi bir sağa bir sola dolaşanlardan eski okuldan tanıdığım arkadaşlarımı görüyor ve mutlu oluyorum. Onları gördüğümde okulda yalnız olmadığımı hissediyorum. Sonra, biz birbirini eski okuldan tanıyan arkadaşlar yanyana okulun bahçesinde dolaşmaya başlıyoruz ve tam bir saat dolaştıktan sonra yorgunluğumuz hissediyor ve bir banka oturuyoruz. Tabi bu arada yeni arkadaşlarda bulduk dolaşırken. Yeni arkadaşlarımızda bizler gibi birinci sınıf tabiri caizse “çömez” diyebiliriz :) Devamını Oku