Archives

Oyun, Videolar

Yagger tarafından geliştirilip 2KGames tarafından dağıtımı üstlenen ve bu sene içinde piyasaya sürülen Spec Ops: The Line, bana göre “savaş psikolojisi” adına oyunculara çok şey vaat ediyor. Böylelikle yine hayatımda uzuuun bir süre unutamayacağım bir oyun gelmiş oldu.

Yukarıda da belirttiğim gibi oyun da savaş psikolojisi bizlere çok iyi bir şekilde yansıtılmış olduğunu düşünüyorum. Bu konu da takip ettiğimiz lider ise, oyunda ilerlerken tüm yaşananlardan sonra hafiften inancını kaybetmeye başlayan baş kahramanımız Martin Walker‘dır. Esas oğlandan başka yanımızda bizlere yardımcı olmak maksadıyla bulunan iki harbi Lugo ve Adams karakterleri de takım çalışmasını en iyi şekilde gösterir nitelikteler. Özellikle düşman ile çatışırken sürekli espri ve seslerindeki aksiyonun kulaklarımızdan hiç eksik olmaması buna en güzel örnek.

İnceleme: Spec Op: The Line

Günümüzde Orta Doğu’nun en şatafatlı şehri olarak tanımlanan Dubai, yapımda ise bir kum fırtınasına mahkum olmuş durumda. Spec Ops: The Line‘da oynanabilirliğin güzelliği yanı sıra grafik kalitesi de adeta tavan yapmış vaziyette. Oldukça etkili ve çetin geçecek aksiyonu bol çatışmalara hazır olun çünkü bu oyunda düşman hiç beklemeyerek ve bize zor anlar yaşatarak da yapay zekasının iyi olduğunu kanıtlıyor bizlere.

Tanıtım Videosu

İzledim-İzliyorum

Geçenlerde Facebook’ta açık olan arkadaşlarıma “film öner” diye mesaj attım. Hepsinden aynı cevabı aldım: “Yenilmezler“.

İsmi çok havalı geldi filmin :D Merak ettim fragmanına falan baktım. Bugün de vakit bulup izledim sonunda Yenilmezler’i.

Başlarda çok sıkıcıydı film. Benim izlediğim sitede sekiz part olarak vermişler filmi ve ben son iki parta kadar sıkıntıdan patladım. Hiç aksiyon yoktu son iki parta kadar. Ama son iki partı gerçekten mükemmeldi. Filmin sonu başı gibi sıkıcı olmadı gayet güzel bitti. – Mutlu Son-

Filme verdiğim puan 6/10

İzledim-İzliyorum

İsmine baktığımızda sanki bir bilim-kurgu, macera yada bir aksiyon filmi sanıyoruz ama aslında bu bir komedi filmi. Ve bence hiçbir komik yanı yok. Sadece bence değil hemde, izleyenlerin yorumlarınabaktımda birçok kişi benim gibi düşüyor, komik bir yanı yok yani.

Saf bir lise öğrencisi olan Thomas’ın doğum günüdür ve piç arkadaşı Costa, Thomas için bir parti organize eder. Thomas, partide sadece 5-6 kişinin olmasını ister fakat Costa onu dinlemeyerek 50 kişi çağıracağını söyler. Ama sözünde durmayarak partiye binlerce kişinin gelmesini sağlar. Parti başlarda güzel giderken, giderek kalabalıklaşan partiye gelenler sarhoşluğunda etkisiyle çığrığından çıkar ve heryeri yakıp yıkarlar. Polis gelir, haberlere çıkarlar.

Ve Thomas’ın anne ve babası evlerine döndüklerinde şok olurlar. Tamamen yanmış, mahfolmuş bir ev ve sokak çıkar karşılarına. Ve Thomas ailesi tarafından büyük azar işitir.

Birde, filmin her sahnesi küfür ve cinsellik içeriyor. Bence izlemeye değmez bir film. Boşverin izlemeyin siz. Gidin bilim-kurgu izleyin en güzeli valla bak! :D