Author

Her daim Turizm/Seyahat sevdalısı, bu doğrultuda bir "İş Kadını" olmak isteyen, sinema, spor, müzik ve oyun hastası. Kısacası, yalan dünyanın yalan telaşında.

İzledim-İzliyorum

Bu aralar belgesel türü tarzı çekim yapılan komedi dizilerine hayranlığım gittikçe artıyor. Bu türdeki yapımların yerine göre göndermelerini ve tarzlarına bayılıyorum.

Olaydan kastım ise şudur ki, Mockumentary; alay, eğlence ve gülme manasını “Belgesel” havası tarzında çekilen yapımlara verilen bir isimdir. Sahneleri belgesel çeker gibi çekme, oyuncuların kameraya bakarak konuşması vs olarak da bu detaylar örneklendirilebilir. Benim de bu yapımlarda ismini sıkça duyurmuş ve ödül kazanmayı da ihmal etmemiş olan belgesel tarzı komedi dizilerinden sizlere önereceklerim var.

Mockumentary, genellikle 20 dakikadır ve sizi hayatın tasasından kurtarır. İşte o kadar.

The Office

 

Belgesel Tarzı Komedi Dizileri

The Office aslında bu manada oldukça köklü dönemlerden gelen bir yapım. Bir Ofis hayatı nasıl olabilir? İşte bunu bu dizide tüm gerçekçiliğiyle ve eğlencesiyle beraber göreceksiniz. 2005 den bu yana yayın hayatına devam eden ve NBC tarafından hızı kesilmeyen harika bir dizidir The Office. Özellikle Steve Carell’ın oyunculuğu yeter de artar bile fakat… birde kendisi Emmy alaydı iyiydi. Hakkı yeniyor adamcağızın, onu bunu bilmem. :P

Modern Family

 

Belgesel Tarzı Komedi Dizileri

ABC’nin Birbirinden tatlı mı tatlı ve hiç ayrılmayan 3 ailenin yaşamını izleyeceksiniz bu dizide. Zaman zaman ailenin önemini çok iyi bi dille anlatan, tabuları yıkan ve aslında herkesi olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini 2009 dan bu yana bizlere iyi bir şekilde yansıtabilen bir yapım Modern Family.

Parks and Recreation

 

Belgesel Tarzı Komedi Dizileri

Parks and Recreation’ın yeri başkadır. NBC tarafından yayınlanan dizimizin genel bakış açısı da, devlet dairesinde çalışan insanların aslında nelere şahit oldukları ve kendilerine “iş” olarak neyi yakıştırdıklarını bizlere lafı fazla uzatmadan aktarıyor. Amy Pohler’in harika oyunculuğu eşliğinde dizi 2009 senesinden bu yana NBC de yayın hayatına devam ediyor.

Gerçekten bir deneyin, görün, izleyin derim. Eğer ki tarzı severseniz emin olun ki bu isteğinizin devamı da olacaktır. Not: Bunların haricinde, eğer ki sizinde gördüğünüz, bildiğiniz vs varsa kesinlikle konuya bildirmeniz önemli rica olunur!

Saygılar.

Oyun, Videolar

Yagger tarafından geliştirilip 2KGames tarafından dağıtımı üstlenen ve bu sene içinde piyasaya sürülen Spec Ops: The Line, bana göre “savaş psikolojisi” adına oyunculara çok şey vaat ediyor. Böylelikle yine hayatımda uzuuun bir süre unutamayacağım bir oyun gelmiş oldu.

Yukarıda da belirttiğim gibi oyun da savaş psikolojisi bizlere çok iyi bir şekilde yansıtılmış olduğunu düşünüyorum. Bu konu da takip ettiğimiz lider ise, oyunda ilerlerken tüm yaşananlardan sonra hafiften inancını kaybetmeye başlayan baş kahramanımız Martin Walker‘dır. Esas oğlandan başka yanımızda bizlere yardımcı olmak maksadıyla bulunan iki harbi Lugo ve Adams karakterleri de takım çalışmasını en iyi şekilde gösterir nitelikteler. Özellikle düşman ile çatışırken sürekli espri ve seslerindeki aksiyonun kulaklarımızdan hiç eksik olmaması buna en güzel örnek.

İnceleme: Spec Op: The Line

Günümüzde Orta Doğu’nun en şatafatlı şehri olarak tanımlanan Dubai, yapımda ise bir kum fırtınasına mahkum olmuş durumda. Spec Ops: The Line‘da oynanabilirliğin güzelliği yanı sıra grafik kalitesi de adeta tavan yapmış vaziyette. Oldukça etkili ve çetin geçecek aksiyonu bol çatışmalara hazır olun çünkü bu oyunda düşman hiç beklemeyerek ve bize zor anlar yaşatarak da yapay zekasının iyi olduğunu kanıtlıyor bizlere.

Tanıtım Videosu

Oyun, Videolar

Rebellion tarafından geliştirilen Sniper Elite, ilk olarak 2005 senesinde “Merhaba!” demişti bizlere. 2. Oyununda da anlayışını bozmayan bu takdir edilesi yapım, seriye tam gaz devam ediyor. Rebellion, V2 ile görünen o ki daha çok “selam” vermeye devam edecek gibi.

V2, günümüzde esasen tactical-shooter platformuna layık bir yapım. Özellikle oyundaki gizlilik anlayışına ve zekâsına hayran kalmamak elde değil. Sniper Elite V2 son zamanlarda oynadığım en iyi gizlilik ve taktiksel oyunlardan bir tanesi. İlk oyuna göre 2. yapıma oldukça farklı ve yenilikçi artılar getiren geliştirici ekip oyuncuların genelinden iyi bir not almayı haketmişti doğrusu.

Sniper Elite V2 İnceleme

Özellikle grafik çizimlerine hayran kaldım. Savaşlar esnasında şehirlerin harabe görüntüsünü ve içimizi burkan savaşın o meşhur kasvetli havasını bu kadar iyi bir şekilde bizlere yansıtabilmeyi başarabilen o çizimdeki arkadaşları çok mu? çok! takdir ediyorum.

İlk oyunda da kontrolümüzde olan Karl Fairburne ile yolumuza aynen V2’de de kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bölüm bölüm suikastlarla ilerlediğimiz oyunda keskin nişancılığın doruklarına çıkmak da ayrı ve güzel bir hava katıyor bizlere. V2 bizleri 1945 senesinin tozlu silahlarına götürüyor. Bize de haliyle oyun gereği o meşhur yılların suikastlarını tek tek gerçekleştirmek kalıyor.

Tanıtım Videosu

Öte yandan, V2‘e oldukça eğlenceli ve aksiyonu bol DLC yani ek paket oyunlarıda var. Onlarda es geçilmemeli derim şahsen.

İyi oyunlar.
Yeni bir yazı da görüşmek üzere.
Saygılar.

Oyun, Videolar

Vito… O aslen bir Sicilyalı. Empire Bay, Amerika’ya ailesiyle birlikte daha iyi bir yaşam amacı için “Amerikan Rüyası”nı tatmaya gelmiştir ama aslında kendi deyimiyle bir “kâbusun” içindedir. Vito ve en yakın arkadaşı Joe, kendilerince rezil buldukları ve beğenmedikleri bu hayatı nasıl benimseyebilirlerdi? Çünkü onlar hayatı kolay yoldan kazanmayı seven 2 kafadardı. Bu yüzden de “Mafya” terimi onların yaşamına çok uygun geldi ama aslen de öyle miydi? Çünkü bu 2 genç adam Mafya’nın o meşhur karanlık yanlarını unutuyorlardı.

Görüş Beyannamesi: Mafia 2

Evet… Mafia II 2010 senesinde hayatıma girdiğinde hem oyunu oynarken hem de macera dolu hikâyeyi heyecanla izlerken aynen böyle düşünüyordum. “Bu 2 genç adamın meraklı hikayesi..”

Bana göre Mafia II uzun yıllar boyu ve hatta hiç unutamayacağım bir oyun. 2KGames’in Çek Cumhuriyeti merkezli 2KChezh tarafından geliştirilen ve 2010 senesinde piyasaya sürdüğü Mafia II, her ne kadar “Açık Dünya” oynanışı adı altında oyunculara pek bir şey sunmamış olsa da, gerek karakterleri, gerek grafikleri, mekan tasvirleri ve gerekse de hikayesi ile kesinlikle kendisini başucumda tutmama etken. Elbette Mafia 2‘nin 1. oyun ile arasında grafiker, oynanabilirlik ve hikaye bakımından dağlar kadar fark olduğu da bir gerçek ama serinin ilk oyundaki kalitesi burada da aynen devam ediyor. Yapımcılar bizlere efsane ve dünyanın belki de en kuytu şehirlerinden birisi New York yani oyundaki adıyla Empire Bay’ın çizimini harika bir şekilde gösterebilmeyi başarabilmişler.

Oyun özellikle 2010 senesinde oynanabilirlik manasında çok şey vaat etmişken ben en çok eski model arabalarının ihtişamını ve kontrolü sevmiştim. Mafia II bi taraftan beni kendine çekerken bi taraftan da bu güzel ve döneminin alımlı arabaları gerçek hayatta kullanamamak cidden insanın içinde ukde bırakıyordu. Eski yılların hastası olan ben bu oyunu kaç defa bitirdiğimi hatırlamıyorum bile.

Görüş Beyannamesi: Mafia 2

Yapımcılar oyunda “Mafya” unsurlarının acımasızlığını kullanabilmeyi ve gerçekçilik bakımından Kirli Para sektörünü oyunculara “lafı fazla uzatmadan” yansıtabilmeyi iyi başarmışlar bana göre. Elbette oyuncularında bu konudaki bir nevi geri dönüş tepkileri kaliteli oldu. 2KGames’in aslında dikkat çekmek istediği bir noktaydu bu çünkü: Mafya hayatının hiç de iyi olmadığı. Buna en iyi örnek oyundaki başkahramanımız Vito ve daha sonrası için ise Joe. Bu iki adam hayattan bekledikleri bir şey kalmadığı anda artık kendi yollarını çizmeye karar veriyorlar. Bir İnsanın nasıl kötü yola kolaylıkla ya da hiç ummadığı anda savaş verdiği mücadelesinde bile bu denli yollara saplanabileceğini anlatan bir yapım Mafia II. “Girdin mi çıkışı yok” lafına iyi bir gönderme Mafya.

Öte yandan Mafya camiası adına adeta oyuncuların gözünde ne varsa ortaya döken geliştirici firma 2KChezh, bu doğrultuda zamanında yaşanmış olan gerçek olayları ve filmlerden dahi güzel anıları kesitler halinde oyunculara yansıtabiliyor.

Son olarak; 2KGames seriden umutlu. Açıkçası ben de umutluyum. Hatta şuan Mafia 3‘ü nasıl sabırsızlıkla beklediğimi anlatamam. Hem de 2. oyunu öyle alacalı ve meraklı bir son ile bitmişler iken… 2KGames 3. oyun içi henüz “en iyisini yapmak uğruna üstünden biraz zaman geçirmemiz gerekiyor” demekle yetinse de ben de buna hem seviniyor hem de umarım ki fazla zaman geçmeden yeni Vito’yu karşımda görürüm diyorum.

Tanıtım Videosu

Yeni bir yazı da görüşmek üzere,
Hoşçakalın.