escort bayan, ankara escort, antalya escort, escort, porno izle
Kişisel

Blog Yazdığım İçin Utanıyorum…

Her kişisel yazımda “acaba arkadaşlarım bu yazımı görse benim hakkımda ne düşünürler?” diye düşünmekten bıktım. Bu satırları yazarken bile aklımda yine aynı düşünce var.

Blogumu ilk açtığımda, herkes duysun, herkes öğrensin, herkes okusun ve takip etsin istiyordum. Ama şimdi aksine, yüz yüze konuştuğum insanlar değilde, web aleminde tanıştığım kişiler takip etsin istiyorum blogumu. Çünkü bazen, kişisel yazılarımda, kimseye söyleyemediğim sırları yazıya dökerek, bir nevi içimi boşaltmaya çalışıyorum. Bazı arkadaşlarım yazılarımı okuyor ve “Nasıl bu kadar iyi yazabiliyorsun?” diyorlar. “Yazıyorum işte…” diyip geçiştiriyorum. Yazılarım hakkında konuşulmasını istemiyorum. Çünkü eğer konuşulursa, bu dilden dile yayılır ve anasayfada ki kişisel yazılarımı kaldırmak zorunda kalırım. Sadece anasayfadakileri kaldırsam yeter çünkü diğer kategorilere bakmazlar bile…

Blog Yazdığım İçin Utanıyorum

Galiba bu profesyonellikle alakalı birşey. Acemi bir kimse, yeni bir blog açtığında herkes duysun ister. Tıpkı benim gibi. Ama sonra, tüm hayatını bloguna aktarmaya başlayınca, blogunu herkese duyurmanın çok yanlış olduğunu, ama bunun bir geri dönüşü olmadığını anlar. Tıpkı benim gibi :) Evet, pişmanım. Keşke kimseye söylemez olaydım, bilmeysedi kimse…

İnsanlar blogunuzda yazdığınız yazılarda ki tavırlarınız ile, gerçek tavırlarınızı karşılaştırdığında, sizin çok başka biri olduğunu anlayabilir. İşte bu benim en çok korktuğum ve nefret ettiğim şey. İnsanların bana yazılarımı okuduktan”Sen neymişsin be abi!” tarzı laflar etmesi…

Okulda bazen derslerde bilgisayar ve web ile ilgili bir konu açıldığında, çoğu zaman mütevazi olur, lafa karışmam, tartışmaya girmem. Ama bazen öyle bir an oluyor ki, herkes gibi kendimi ispatlamak istiyorum. Mesela bugün, İngilizce dersinde “www” in açılımını söylememiz gerekiyordu kitapta. Hoca “bunu bilmiyorum, açın akıllı tahtadan bakalım” dedi ve Google’awww açılımı” yazdı. O an kendi kendime “www’in açılımı World Wide Web” dedim ve bunu yanımda ki arkadaşlarım duydu. “Söylesene oğlum hocaya, söyle!” dediler. Oysa ben dememeyi düşünüyordum. Acaba fazla mı mütevaziyim? Yada mütevazilik değilde, utangaçlık olabilir mi bu?

Neyse, hocaya açılımı söyledim ve hoca “aferin” dedi. “İnternetten anlıyor musun sen?” dedi. İşte bu da en çok korktuğum sorulardan bir tanesi. Şimdi, “Evet anlıyorum hocam” desem, arkadaşlarım bana “artiz” diyecekler. “Anlamıyorum” desem hem hocaya hemde kendime yalan söylemiş olacağım. “Arkadaşlar anladığımı söylüyorlar hocam” dedim. Gayet güzel bi cevap verdim ve yalanda söylemedim. Gerçekten, bilgimi kıskanmayan candan arkadaşlarım bunu rahatça söyleyebiliyorlar. Bilgi dedim de, pekte birşey bildiğimi düşünmüyorum. Alt tarafı bir blog açtım, ucundan HTML ve CSS öğredim biraz, bu. Sadece bu. Eğer diğerlerine göre daha fazla birşey biliyorsam da, bilgim hakkında konuşmaktan utanırım, konuyu değiştirelim lütfen :)

Bazen sınıfta arkadaşlar, “Akıllı tahtadan senin siteyi açalım hadi” diyorlar. “Sakın!” diyorum. Sırlarımı hergün aynı ortamda olduğum adamların öğrenmesini istemiyorum. Kimse istemez. Tek sorun sırlarım değil aslında, yazmak. Evet, yazdığım için de utanıyorum. Böyle bir becerim varken, becerimden utanıyorum ya, utanmama sebep olan insanlara yazıklar olsun!

Google Adsense
Bunu Paylaş

Benzer Yazılar

21 Yorum Var

  1. Onur Batur

    Kasım 7, 2012 at 5:47 pm

    Ahmet Kardeşim, ben senin iyi blog yazarı olduğuna inanıyorum ve yazılarını sıkılmadan okuyorum yazdığın olayları bazen okulda benzerlerii yaşadım diyebilirim sen hiç aldırma blogun çok iyi bir şekilde gidiyor başarılar kardeşim…

  2. Arda Erakman

    Kasım 7, 2012 at 6:03 pm

    Bildiklerini söylemekten sakınma.Kimsenin dediği ile de hareket etme.Eğer sana sorulan sorunun cevabını biliyorsan söyle.Bilmiyorsan bile bir fikrin vardır elbet onu da söyle.Utanmadan yaptığın şey ile gurur duyarak devam et.

  3. Hafay

    Kasım 7, 2012 at 6:53 pm

    Blogum ile ilgili yorum yapılmasından nefret ediyorum.

  4. Atakan

    Kasım 7, 2012 at 8:18 pm

    Her önüne gelen konuyu yazmazsan, yazacaklarını ayırt edip yazarsan bu sorununu yeneceksin. :)

    • Ahmet

      Kasım 7, 2012 at 9:03 pm

      Sonuçta bu benim kişisel blogum, anlatmak isteyipte anlatamadıklarımı yazıya dökebilirim. Ama dediğim gibi, sırlarımı arkadaşlarım öğrenmemeli.
      Aslında sen de haklısın, çok derinlere daldım galiba, yüzeye çıkmam lazım :)

  5. yemre

    Kasım 7, 2012 at 9:29 pm

    Ahmet insanı bayıyor gerçekten bu tür sohbetler.
    Fakat bilgi sahibi olduğun konularda, senin kadar donanımlı olmayanların sesi senden fazla çıkmasın.

    • Ahmet

      Kasım 8, 2012 at 2:42 pm

      Haklısın Yunus Emre abi. Çok doğru söyledin vallahi. Sesleri benden fazla çıkmamalı. Hem ne demişler; “Bilmediğin konuda sus, adam sansınlar.”

  6. TahsinSUNGUR

    Kasım 8, 2012 at 9:33 am

    Seninki bambaşka bişey. Profesyonellik ya da amatörlük falan değil. Seninki ne yaptığını, ne istediğini bilmemek oluyo Ahmet. Bi yandan kendini ispatlamaya çalışıyosun, bi yandan yeteneklerini örtbas etmeye. Sanırım bu durum yaşından kaynaklanıyo. İlerleyen zamanlarda toparlarsın umarım. Ve şunu da söyleyim. Burası senin blogun. İstediğini yazarsın, kimseye açıklama yapmak zorunda da değilsin. İstemeyen okumaz yazını.

    • Ahmet

      Kasım 8, 2012 at 2:41 pm

      Arkadaşlarımın, yazdıklarım yüzünden benimle dalga geçmesinden korkuyorum. Çünkü bu daha önce oldu.

  7. Daktilograf

    Kasım 8, 2012 at 3:10 pm

    İnce yaz, herkes göremesin. İnceden kastım bir şeyi açık yazma. Örneğin olayları anlatma duygularını anlat. Babama artık sen benim babam değilsin dedim, o da öyle böyle cinsinden yazma; onun yerine o olaylarından sonraki bunalım halini ya da o olayla beraber gelen başka duygularını yaz.

  8. Şükrü

    Kasım 13, 2012 at 3:19 pm

    Bir nevi seninle aynı duyguları yaşıyorum.
    Ben senin kadar profesyönel değilim tabii ki :)
    Ben de bloğumu hep arkadaşlarımı duyurdum fakat.
    Sonradan dalga geçeceklerini anlayınca
    çok üzüldüm. Ben de pek detaya inmem
    ama arkadaşlarımın arasında alay konusu olmak
    bana dokunuyor diyebilirim. Güzel bir
    bloğunuz ve kolay gelsin :)

  9. Furkan Özden

    Kasım 15, 2012 at 6:36 pm

    Genelde aynı şeyler aga. Bizim sınıfta da aynı muhabbetler geçiyordu. Sordukları ikinci soru da “Ayda kaç para kazanıyon?” Adam bilmiyor ki hobi için yaptığımızı. Hemen para.

    Bizim zamanımızda akıllı tahta yoktu. Bizim zamanımız dediğimde 1 yıl öncesi :D Şu an dershanede var. Geçen senede vardı. Neyse.

    Coğrafya dersindeyiz. Hoca dersi genellikle slayttan anlatır. Konumuz Mekansal bir sentez: Türkiye. Gel gör ki şansıma bak ki hoca o gün slayt getirmeyi unutmuş. Sen gir internete araştır. O ara projeksiyon da açık. Sınıfta 38 kişi pür dikkat perdeye bakıyor. Hocanın Google’a sorguyu yazmasıyla benim sitenin ilk sırada çıkması bir oldu. “Lan lanet olsun!” dedim. Blogumun birinci sırada çıktığı için bu kadar utanıp kızaracağımı bilmezdim. O an işte o an. Herkes dönüp bana baktı. Bununla gurur duymalıydım ama o anki durum buna elverişli değildi.

    Ama şimdi. Blogumu açtığımdan bu yana yaklaşık 4 yıl geçti ve şu an blogum için yapılan yorumları sadece özne, dolaylı tümleç ve yüklemine ayrılması gereken bir cümle gibi bakıyorum. Tabi bu kişiden kişiye göre değişir.

    • Ahmet

      Kasım 15, 2012 at 8:21 pm

      Hah evet bak bırde para konusu var. Hemen parayı soruyorlar.

      “Ne kadar kazandın su ana kadar, Hanı nerde o paralar, bız neden goremıyoruz?, O paralarla ne yapıyosun?, Harcasana mal, telefon falan al”. Sacma, cahılce ve bılgısızce ortaya atılan ve defalarca kez aynı kısılerdenden laflar… Sınırıme dokunmuyor degıl benımde.

  10. Mavanalar

    Kasım 16, 2012 at 7:16 pm

    Bunu çocukken bende yaşadım.Arkadaşlarım sitemi ilk açtığımda “Ya bırak bu boş işleri” falan dediler.En çok sordukları soru “Para kazanıyor musun?” sorusu oldu.Anlamıyorum insanları web sitesi açmanın para kazanmakla ne alakası var.?Tamamen zevk meselesi.Tamam para kazandıranı da var, onlar farklı sistem zaten.Neden her siteye para kazandırıyor mu gözüyle bakıyorlar?Bi ara çok başarılı olmuştum.Sitemin hitleri, içeriği, popülerliği inanılmaz derecede artış göstermişti.Bazı yerel yönetimlere web siteleri yaptım.Kuruluşlara ve futbol takımlarına.Dershanelere vs. Bir gün sitemde bir yazı paylaştım.Sosyal ağlarla ilgili.Ziyaretçilerden biri öyle bir yorum yaptı ki..Resmen internetten soğudum.Kendime ait sitemi kapattım.Sadece referans siteler ayakta.Askere gittim geldim.Şu an güzel bir web sitem var.Yine saçma yorumlar yapan mail atan var ama aldırmıyorum.Ne demişler bir işi bilen yapar, az bilen akıl verir, bilmeleyen eleştirir, yapamayan çamur atarmış.Yaşın daha küçük dostum.Hiçbirşeyi hiçkimseyi dinleme.Sen devam et yoluna..

  11. Ahmet Can Aydemir

    Kasım 19, 2012 at 10:13 pm

    Aynı durum bende de var ki benim bilişim bölümünde olmama rağmen sınıfta en çok anlayan insan olduğum aşikar. Fakat seninle aynı durumları yaşayıp bilgisayar, internet, programlama gibi konular geçtiğinde bir şey bilmediği halde atlayanları izliyorum sadece karışmıyorum ne yapacak diye. Zaten daha sonra yapamadığında benim ismim geçiyor. Bu çok bilmişlik yapıp rezil olmak neden? Veya şöyle söyleyeyim bu bilgi kıskançlığı neden? Bu gün en basitinden paket programlar dersinde arkadaşlarım arasında hoşlanasam da dalıp gittiğim için başım projeksiyon da yansıtılan yazı da parmaklarım klavye de on parmak yazıyormuşum farketmeden. Hoca bunu fark edip gözlerimi kapatıp ismini yazdırdığında da tamda bu anlattığın olay oldu ve ileride de olacaktır illaki. Çok başarılı bir yazı olmuş tebrik ederim..

Leave a Reply